Yilanli.info
Reality of Democracy in the USA
Cumartesi, 19 Mayıs 2012 08:57

Sidar Acil, Londra

Affirmative Action is essentially undemocratic and unconstitutional. The events of 9/11 have pushed many scholars to debate about the real intentions of the USA’s invasion on Middle East countries such as; Afghanistan and Iraq. Some scholars have argued that these invasions were a civilization process, in which the USA supposedly wanted to promote and establish democracy in these so-called “rogue” states. However, how a country like the United States, which has suffered and still does suffer from such a controversial background and history on the issues of equal rights and democracy, try to promote democracy to other countries in the 21st century.

 

Yazinin devamini okumak icin Sidar Acil`in kösesine giriniz!

_____________________________________________________________________________

 
GERÇEĞE HÜRMET ETMENİN TAPMAYA FARKI; YA DA 18 MAYIS
Perşembe, 17 Mayıs 2012 21:20

Yusuf Açıl, Londra


6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan  12 Mart Askeri Faşist Cuntası tarafından idam edildiler. Önlerinde saygıyla eğilirken bu üç büyük devrimci önderi katledenleri  lanetliyorum. Geçen yıl yaz ayında 1 Mayıs mahellesinin kuruluş festivaline gittim.  Deniz Gezmiş’in  dev heykelini o civarlardaki bir mahallenin parkına dikilmesine izin verildiğini gördüm.

Bu yıl 4 Mayis 2012 günü Haber Türk TV.de,  İngiltere saatiyle 09.30 civarında Deniz, Yusuf ve Hüseyin için yapılan bir programı izledim. Deniz’lerin arkadaşları konuşturuldular. idam öncesi yaşadıklarını hüzün içinde anlatıyorlardı. Programın her anı 12 Mart askeri faşist rejimin kanlı yüzünü ifşa ediyordu.

(...)

Yazının tamamını okumak için Yususf Açıl`ın köşesine girirniz!

 
GÜLÜNÜN SOLDUĞU AKŞAM; DENİZ GEZMİŞ VE ANNEM
Salı, 15 Mayıs 2012 11:36

Didar Saritas, Londra

1980 darbesinin üzerinden tam yedi yil geçmişti. Bazı yasak kitapları daha kolay elde edebiliyorduk. Bunnlardan biri de Erdal Öz`ün "Gülünün Solduğu Aksam"idi.

Babamın meyve ağaçlarıyla donattığı bahçeye bakan odanın penceresi açıktı. Şöyle derin bir nefes aldım, yatağıma uzandım ve aldım kitabı okumaya başladım. Okudukca konunun içine iyice dalıyordum. Elimden bırakamadım.

(...)

Yazinin tamamini okumak icin Didar Saritas`in kösesine giriniz!

_______________________________________________________________________________

 
Cuntacıları Kimler Yargılayabilir?
Cuma, 11 Mayıs 2012 12:11

Mamo Baran, Neumünster

Sevgili Yusuf,

geçmişte köy sayfasında yaşanan bazı tatsızlıklardan dolayı bu sayfamızın açılışından beri yazı yazan arkadaşların yazılarına ilişkin cevap ya da eleştiri niteliğinde yazı yazmama prensibimi bu yazımla bozuyorum. Bunun iki nedeni var: 1- Kendi aramızda eski tatsızlıkların yaşanacağını zannetmiyorum. 2- Yazarlarımızın hemen hemen hepsi, yazılarına eleştiri gelmiyor diye yakınıyor ve ben bu yazımla kendi aramızdaki tartışmaların, böylece de eleştirilerin yolunu açmak istiyorum.

Son makaleni heyecanla okudum. İyi bir akışı var, okuru sürükleyebiliyor. Özellikle kendinle, ailenden bireylerle ve birebir irtibat içinde olduğun yoldaşlarınla ilgili pasajlar yazıya farklı bir değer katmış ve okura özel bir haz veriyor. Keşke, yazıda bizzat yaşadıklarına daha fazla yer verseydin ve seni yakınen tanıyan okurlarına (benim gibi) devletin o günkü yüzünü zamanın bir tanığı olarak gösterebilseydin, diyorum.

(...)

Yazinin tamamini okumak icin Mamo Baran`in kösesine giriniz

______________________________________________________________________________

 
IŞIKLARIN SÖNDÜĞÜ GÜN 12 EYLÜL ASKERİ DARBESİ
Çarşamba, 02 Mayıs 2012 21:29

Yusuf Acil, Londra

Sabah babamın “kalk kalk” sesiyle uyandım.  “Asker yönetime el  koydu, Evren başbakan oldu`  ve “hadi kurtuldunuz” diyordu.

Silahlı çatışmalarda her gün bir kaç insanın hayatını kaybettiği yıllardı. Dolayısıyla babamın “hadi kurtuldunuz” sözü çocuklarının hoyrat bir saldırıyla elınden alınmayacağının garantisi gibiydi. Birde askere duyulan güvenin dışa vurmasıydı!

Kalktım. Düşünmeye başladım. Sokaklar ve mahalleler askerlerce çevriliydi. Ne yapabilirdim. Sözünü çok etmemize rağmen askeri bir cunta realitesiyle ilk defa karşılaşıyorduk.

Hemen evden ayrıldım. Mahallemizin ormanla çevrili bir gecekondu olması 12 Eylül günü de olsa mahalle içinde gezebilme fırsatı sağlıyordu. Bende bu fırsatı kullandım. Mahalleden arkadaşları buldum. Genel bir değerlendirme yaptık. Askeri cuntanın neler yapabileceğini ve...

Yazının tamamını okumak için Yusuf Açıl`ın köşesine giriniz!

___________________________________________________________________________

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 40
Valid XHTML & CSS | Template Design ah-68 | Copyright © 2009 by Firma